ÜLKENİZİ / BÖLGENİZİ SEÇİNİZ

Klinik Özetler

ÖN BİLGİ

Mesleki doğal kauçuk lateks alerjisinin prevelansı %8 ile %17 arasındadır. Pek çok sağlık kuruluşu, dönüşümle ilgili maliyetler nedeniyle lateks dışı bir dönüşüm ortamına geçmekte tereddüt etmiştir.

GENEL BAKIŞ

Georgia'daki 3 sağlık kuruluşu (Üçüncü Düzey Bakım hastanesi, Genel Amaçlı hastane ve Poliklinik), kuruluşların lateks eldivenlerden, lateks bakımından güvenli bir ortama geçişte "başa baş" maliyet için (ne zarar ne de kâr edecek şekilde) tamamen ya da kısmen devre dışı bırakılması gereken çalışan sayıları açısından karşılaştırıldı. Eldiven maliyeti ve kullanımı, tanı masrafları, iş göremezlik maliyetleri ve hariç tutulan masrafların tümü analize dahil edildi.

BULGULAR

Eğer sadece lateksten lateks dışı eldivenlere geçişin maliyeti dikkate alınsaydı, her bir kuruluş için bir maliyet artışı gerçekleşmiş olacaktı. Lateks dışı eldivenlerin maliyeti ve sağlık çalışanlarının kauçuk lateks alerjisi nedeniyle kısmen veya tamamen iş göremez kalma olasılığı/olanağı göz önüne alındığında ise, her bir kuruluşun lateks içermeyen eldivenlere dönüştürülmesi uygun maliyetli olacaktı.

SONUÇ

Steril/steril olmayan eldivenlerin kullanımının en fazla gerçekleştiği Üçüncü Düzey hastanede latekssiz bir eldiven ortamına geçebilmek için "başa baş" bir noktaya ulaşmak için, çalışanların doğal lateks alerjisine sahip olan %1,07'si (5 kişi) tamamen iş göremez kalacaktı veya (daha büyük bir olasılıkla) %1,88'i (9 kişi) kısmen iş göremez hale gelecekti. Bu çalışma, ilgili tüm faktörlerle birlikte, 3 kuruluşun tamamının, lateks olmayan eldiven kullanarak lateks için güvenli bir ortama dönüştürülmesinin maliyet açısından yararlı olduğunu göstermiştir.

By: LTC Daniel J. Reese, DE USA: COL Robert B. Reichi, DE USA; COL Judith McCollum, DE USA

ÖN BİLGİ

1990'lı yıllarda lateks alerjisi yeni bir epidemi halini aldı. 1987'de CDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri), vücut sıvılarıyla temas edebilecek tüm sağlık personeli için KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) kullanımını zorunlu kılmıştır. 1982'de OSHA (İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi), Kandan Bulaşan patojenlere ilişkin standartları oluşturdu. Daha fazla eldiven ihtiyacı duyulduğunda ve üretildiğinde, üretim süreçleri de değişti ve daha fazla proteine yol açan daha fazla kimyasal madde kullanılmaya başlandı.

GENEL BAKIŞ

Bu makalede, lateks ile ilgili tüm kaygılar, testlerin yapılışı, maliyet düşürücüler ve önleme stratejileri üzerine genel bilgiler verilmektedir. Lateks Eldivenlere karşı gelişen reaksiyonlar üç tiptir. NRL (Natural Rubber Latex-Doğal Kauçuk Lateks) reaksiyonu için en yüksek risk taşıyan bireyler, sağlık hizmeti sağlayıcıları, spina bifidası bulunan çocuklar ve NRL ürünlerini üreten işçilerdir. Besin alerjisi olan bireylerin de NRL reaksiyonu için yüksek risk taşıdığı düşünülmektedir. Sağlık Hizmeti Sunanların, lateks alerjilerinin tedavisi, semptomları, bulguları ve potansiyel sonuçları hakkında bilinçli olmaları ve bu konuda daha iyi eğitilmeleri önerilir.

BULGULAR

Makale, lateks alerjileri konusu ele alınmadığında bunun Klinik ve Maliyet etkilerini araştırmıştır. Klinik olarak, eldivenlerin sağlık hizmetlerinde lateks maruziyetinin en büyük kaynağı olduğu ve sağlık çalışanlarının lateks dışı bir eldivene dönüşümü değerlendirmeye teşvik edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Sağlık yöneticilerinin, çalışanları için lateks alerjisinin etkilerinin tüm değişkenlerine tek başına maliyet gözetilmeksizin bakmaları ve tazminat hukuku uyarınca çalışanın lateks alerjisinden kaynaklanan iş göremezliğinin söz konusu olduğunu göz önüne almaları önerilir.

SONUÇ

NHL’ye karşı alerjisi olan bireylerde en tehlikeli ortam sağlık hizmeti verilen yerlerdir. Risk yöneticilerinin, çalışanların ve hastaların latekse duyarlı hale gelmelerini önlemek ve potansiyel sorumluluktan sakınmak için lateks içermeyen bir çalışma ortamına geçmeleri önemle tavsiye edilir.

By: V.J. Lewis, M.M.U. Chowdhury, and B.N. Statham

ÖN BİLGİ

NRL (Doğal Kauçuk Lateks) alerjisi bulunan 50 hasta, 1994-2003 yılları arasında NRL alerjisi için pozitif tanı konduktan sonra herhangi bir yaşam tarzı ya da yaşam kalitesi değişimi yaşayıp yaşamadıklarını görmek için posta ile takip altına alınmıştır.

GENEL BAKIŞ

Anket formu posta ile NRL alerjisi nedeniyle tetkikleri yapılmış ve tanısı konmuş olan 50 hastaya gönderilmiştir. Hastalara sorulan sorular şunlardı: tanı konduktan sonra semptomları, meslekleri, diğer gıda alerjileri ve yaşam tarzı ile ilgili herhangi bir değişiklik yaşayıp yaşamadıkları.

BULGULAR

Araştırmaya katılan 50 hastanın 36'sı (%72) lateksle sürekli olarak temas halindeydi. bunların %42’si hemşire, %61'i sağlık çalışanıydı. Lateks ile düzenli temas halinde olan tüm katılımcıların %85'i lateks içermeyen eldivenlere geçtiklerinde alerji semptomlarında düzelme gördüler. %58'i, işverenlerinin alerjileri konusunda onlara yardımcı olduklarını ve %25'i NRL alerjisi nedeniyle mesleklerini değiştirmek zorunda kalmıştı.

SONUÇ

Bu araştırmanın sonucuna göre, işverenler, diş hekimleri ve doktorlar NRL alerjileri ile ilgili olarak ve çalışanlarına ve hastalarına bu tür alerjilerde nasıl yardımcı olacakları konusunda hala yeterince bilgilendirilmemişlerdir. Bu sık görülen alerji ile ilgili olarak hastalarının tedavide duydukları gereksinimi nasıl giderecekleri konusunda daha fazla eğitime ve farkındalığa ihtiyaçları vardır. Hastaların yaklaşık %33'ü hekime gittiğinde latekse karşı alerjik reaksiyon nedeniyle zorluk çekmişti. İşverenlerin, diş hekimlerinin ve doktorların da iş yerindeki çalışanlarının gereksinimleri ile ilgilenmeleri önemlidir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Sultan Al-Otaibi, Susan M. Tarlo, and Ronald House

ÖN BİLGİ

Bu çalışma doğal kauçuk lateks alerjisi tanısı konmuş alerji kliniği hastalarını araştırmak üzere yapılmıştır. Hastalara tanı konduğunda, Yaşam Kaliteleri (YK) üzerindeki etkisi gözden geçirildi.

GENEL BAKIŞ

Kontakt dermatit, kontakt ürtiker, anjiyoödem, rino-konjonktivit ve anafilaksi tanısı konmuş olan 56 katılımcıya posta yoluyla bir anket gönderildi. Katılımcılardan 0-6 arası bir ölçekte, lateks alerjilerinin, YK için önemli olan çeşitli etkinliklere ve ayrıca YK'lerine ilişkin semptomlarının şiddeti ve sıklığına etkisi değerlendirilmesi istendi.

BULGULAR

Gönderilen 56 anketten 31 tanesi yanıtlanarak postayla gönderildi. Ankete yanıt veren bu 31 kişiden 30’u sağlık çalışanı idi. Anafilaksi yanıtı veren hastaların %43'ü, reaksiyonları nedeniyle "sıkıntı ya da anksiyete duygusu"na "3" veya daha yüksek bir puan vermiştir. Yanıt veren 31 kişiden 13’ü lateks reaksiyonlarından dolayı işini değiştirmişti. 17 hasta (%55) iş arkadaşlarının pudralı lateks eldiven kullanımında latekse duyarlı diğer çalışanlar nedeniyle değişikliğe gittiklerini belirtmişlerdir.

SONUÇ

Lateks alerjisi tanısı konduktan sonra geçen süre boyunca, bir hastanın YK'sine daha az etkisi olmaktadır. Bu çalışmanın olumlu sonuçları, çeşitli lateks alerjisi/duyarlılıklarında bile YK için çok fazla bir önemin bulunmadığını göstermektedir. Çoğu hasta kendi mesleklerinde değişiklikler yapabilmişti ve/veya iş yerleri bu kişilerin gereksinimlerini karşılamak için doğal kauçuk lateksinden kaçınmaya yönelik değişiklikler yapabiliyordu.

Download Clinical Summary as a PDF

By: E. Turillazzi, P. Greco, M. Neri, C. Pomara, I. Riezo, V. Fineschi

ÖN BİLGİ

Cerrahi ve tıbbi işlemler sırasında anafilaktik lateks reaksiyonu riski altında bulunan çok sayıda farklı grup mevcuttur. Bu gruplardan biri de jinekolojik ve obstetrik hastalardır. Obstetrik ve jinekolojik işlemler tüm lateks reaksiyonlarının yaklaşık %50’sinden sorumludur.

GENEL BAKIŞ

Yazarlar, sezaryen sırasında anafilaktik lateks reaksiyonu geçiren 33 yaşındaki bir kadında tanı konmamış lateks alerjisini araştırmışlardır. Sezaryenden bir gün sonra yapılan bir ameliyat sırasında başka bir anafilaktik lateks reaksiyonu oluşmuş ve hastada kardiyak arreste yol açmıştır. Hastanın geçirdiği üçüncü sezaryenden ve bu sezaryenden sonra yapılan takip cerrahisinden önce bilinen bir lateks alerjisi bulunmamaktaydı. Ölüm nedeni Latekse bağlı fatal anafilaktik şok olarak bildirilmiştir. Çalışma, tanısı konmamış bir lateks alerjisine ve jinekolojik ve obstetrik hastalarda lateks reaksiyonlarının yüksek riskine neden olan faktörlere atıf yapabilecek tüm etkenleri araştırmaktadır.

BULGULAR

Jinekolojik ve obstetrik hastalarda lateks anafilaksisine dair böylesine yüksek bir riske yol açabilecek birçok faktör vardır. Kadınlar iş yerlerinde ve günlük yaşamlarında NRL’e (Doğal Kauçuk Latekse) doğal olarak maruz kalmaktadırlar. Bir diğer faktör, vajinal muayeneler ve vajinal doğumlarda mukozal temas yoluyla latekse maruz kalınmasıdır. Nihayet uterus kontraksiyonlarını artırmak için yapılan oksitosin enjeksiyonu lateks parçalarının potansiyel olarak uterus kan akışına karışmasına neden olabilir.

SONUÇ

Klinisyenlerin jinekolojik ve obstetrik işlemlerden önce hastalarındaki çeşitli tıbbi faktörlerine bakmaları önerilir. Birden fazla cerrahi işlem geçirmiş olan hastalar ve meyve alerjisi olan hastalar (ör. kestane, incir, muz) lateks alerjisi açısından yüksek risk altındadır. Lateksin indüklediği anafilaktik şoka, diğer klinik belirtilerle aynı olan pek çok belirtiye sahip olmasından ve cerrahi girişim başlandıktan epey sonra ortaya çıkmasından dolayı tanı koymak zordur.

By: C. Karila, D. Brunet-Langot, F. Labbez, O. Jacqmarcq, C. Ponvert, J. Paupe, P. Scheinmann, J. de Blic

ÖN BİLGİ

68 çocuk genel anestezi sırasında anafilaksi görülmesi nedeniyle Paris, Fransa'daki Pediatrik Pnömoloji ve Alerji Derneğine bildirildi. Bu çalışma bu reaksiyondan sorumlu olabilecek etkenleri incelemektedir.

GENEL BAKIŞ

1989 ile 2001 yılları arasındaki dönemde, 68 çocuk genel anestezi sırasında anafilaktik şok deneyimine dayanarak tetkik edildi. Çalışma, bunda hangi ilaçların rol oynadığına ve gelecekteki anestezi işlemlerini yönetmek için cilt testinin yapılmasının önemli olup olmadığına baktı.

BULGULAR

12 yıllık araştırmanın bulgularında 51 çocuğa IgE aracılı anafilaksi tanısı konuldu. (% 60.8) veya 31 çocukta nöromüsküler bloke edici ajanlara (NMBA) ve (% 27) veya 14 çocukta ise latekse karşı anafilaksi mevcuttu. Her 2100 anestezi prosedüründen 1'inin IgE aracılı bir anafilaktik olayla sonuçlandığı saptandı. Bu sayı beklenenin çok üzerindedir.

SONUÇ

NMBA ve Latex, çocuklarda IgE aracılı anafilaksi reaksiyonuna en büyük katkıda bulunan etkenlerdir. Anestezi altında çok sayıda cerrahi işlem uygulanmış çocuklarda lateks kullanımı önlenmelidir. Anafilaktik bir olay meydana geldiğinde ve deri testi pozitif saptandığında hem anestezi uzmanı hem de alerji uzmanı ile konsülte edilmesinin olayın tekrar oluşmasını önlemek için faydalı olduğu belirlendi.

Download Clinical Summary as a PDF

By: I. Murat and A. Greco

ÖN BİLGİ

Anestezide mortalite riski oldukça düşüktür. Bir yaşından küçük bebeklerde anestezi ile ilişkili olan morbidite/mortalite olguları bildirilmiştir. Pediatrik anesteziye bağlı mortalite, düşük olmasına rağmen pediatrik anestezi için risk faktörlerinin tek göstergesi olmamalıdır.

GENEL BAKIŞ

Bu incelemenin odak noktası pediatrik anesteziye bağlı morbidite ve mortalitedeki tüm risk faktörlerine ve katkıda bulunan etkenlere bakmak ve muhtemel önleme önerilerini ele almaktır. Pediatrik anestezide gözlenen risk faktörleri şunlardı: kardiyak arrest, intraoperatif bradikardi, solunum komplikasyonları, kan kaybının değerlendirilmesinde eksiklik ve gastrik sıvı inhalasyonları. Bunların hepsi 1 yaşın altındaki çocuklarda daha yüksek insidansa sahipti.

BULGULAR

Bölgesel Anestezinin, anestezi uygulamalarının iyi bir şekilde yerine getirilmesi durumunda çok yüksek bir başarı oranına sahip olduğu gözlenmiştir. Pediatrik anesteziye bağlı ölüm nedenlerine (kan transfüzyonunun zamanlaması ve verilmesi ve iyatrojenik hipernatremi) bakıldığında, deneyimli olan ve deneyimli olmayan anestezistlere mevcut en iyi uygulamalar hakkında ilave eğitim verilmesi ve ayrıca mevcut uygulamalarını yeniden düzenlemeleri gerekmektedir.

SONUÇ

Pediatrik anestezi riskini azaltmaya yardımcı olabilecek bir faktör, anestezi uzmanının, zamanının önemli bir bölümünü çocuklara anestezi yaparak geçirmesidir. Pediatrik anestezide komplikasyon insidansı anestezistin yılda 100'den az pediatrik hasta gördüğü durumlarda 1000 hastada 7 iken anestezist yılda 200'den fazla hastaya bakmışsa bu oran 1000 hastada 1,3'e düşmüştür. Anestezide uygulanan diğer bazı pratikler genel riski ve komplikasyonları azaltmıştır. Halotan yerine sevofluran verilmesi, çocuklarda bölgesel anestezide önerilmektedir. Bunun yanı sıra daha iyi izlem ve piyasadaki yeni lokal anestezikler de tavsiye edilmektedir.

By: F. Delaunay, V. Blasco

ÖN BİLGİ

Guadeloupe'de (Fransa Batı Hint Adaları) 5 yıllık bir zaman zarfında sezaryen sırasında lateks alerjenleri ile bağlantılı olarak görülen iki anafilaktik şok olgusu bulunmaktadır. Daha ileri çevresel kaygıların yanı sıra bu reaksiyonu etkileyebilecek cerrahi işlemlerin daha fazla araştırılmasına karar verildi.

GENEL BAKIŞ

Bildirilen iki anafilaktik şok olgusu, latekse bağlı olarak sezaryen sırasında meydana geldi. Bildirilmiş lateks alerjisi öyküsü olmadığı için bu olayın nedeninin daha fazla araştırılması gerekiyordu.

BULGULAR

Bu çalışma, Hevea brasiliensis (kauçuk) ağacı ve/veya tropik meyvelerin varlığı ve bunlarla temas nedeniyle lateks duyarlılığına çok daha sık rastlanabileceğini araştırmak için daha fazla çalışmaya gerek olduğunu belirlemiştir. Hevea brasiliensis ağacı Batı Hint adalarında yaygın bir ağaç türüdür.

SONUÇ

Çalışma, daha fazla çevresel faktörün lateks alerjileri üzerinde etkili olabildiği tropikal denizaşırı ülkelerde daha fazla araştırma yapılması gerektiği sonucuna varmıştır. Ayrıca, bu çalışma aynı zamanda maliyet etkinliğini ve hastanede lateks kullanılmayan kadın doğum servislerine olan ihtiyacı belirlemiştir. Bu, lateksin kadın doğum servislerinden tamamen çıkarılmasını ve/veya uygun önleme stratejilerinin uygulanmasını sağlayabilir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: H. Hollnberger, E. Gruber, and B. Frank

ÖN BİLGİ

Elektif cerrahi geçiren ve şiddetli bir anafilaktik şok gelişen 8 yaşındaki bir çocukla ilgili araştırmanın yapıldığı bir çalışma. Anafilaktik şok lateks alerjisi nedeniyle oluşmuştu, ancak cerrahi girişim öncesinde doktorların bu durumdan haberi yoktu.

GENEL BAKIŞ

Şiddetli anafilaktik şokun insidansı olay genel anestezi altında 1:6000, çocuklarda ise 1:7741'dir. Çocuklarda anafilaksinin %76'sı lateksle, %95'i ise kas gevşetici ilaçlarla ilişkilidir. Bu olgu sunumunda, sağlık çalışanlarının, çocukların, yetişkinlerin ve spina bifida'lı çocukların latekse duyarlı hale geldiği tüm faktörler incelenmiştir.

BULGULAR

Spina Bifida'lı çocuklarda lateks hipersensitivitesi gelişme olasılığı %72 idi; 6 aylık olmadan önce bir veya daha fazla operasyon geçiren çocuklarda lateks hipersensitivitesi %25 oranında iken, belli meyvelere alerjisi olan insanlar, sağlık görevlileri (en fazla doktorlar, ameliyathane hemşireleri ve anestezistler olmak üzere) %5-17 oranında lateks alerjisine sahipti ve 8 veya daha fazla cerrahi girişim yapılmış olan bireylerde de doğal lateks alerjisi riski artmıştı.

SONUÇ

8 yaşındaki çocuğun lateks duyarlılığına ilişkin bir öyküsü olmadığı halde kendisine yapılan cerrahi işlemlerin sayısından dolayı yüksek riskli olduğu düşünülüyordu. Anestezi altında anafilaktik reaksiyonlar nadiren olsa da, bu olayların çoğunun oluşmasına ve morbidite ve mortalite oranlarının yüksek olmasına lateks alerjileri neden olmaktadır. Meyvelere karşı alerji, lateks alerjisi olasılığını da artırır. Klinisyenlerin gıda alerjisi ve önceki ameliyatların sayısı ile ilgili sorular sorması gerekir. Hastanelerin, standart çalışma prosedürü olarak yalnızca lateks içermeyen protokolleri kullanması gerektiği kuvvetle önerilir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Mathilde de Queiroz MD, Sylvie Combet MD, Jerome Berard MD PhD, Agnes Pouyau MD, Helene Genest RN, Pierre Mouriquand MD PhD and Dominique Chassard MD PhD

ÖN BİLGİ

Doğal kauçuk lateksi (NRL) alerjisinin ve çocuklardaki akut hipersensitivitenin prevalansı nüfusa ve tespit yöntemine bağlı olarak değişir. NRL alerji risk profili yüksek olan çocuklar arasında spina bifida olanlar, yenidoğan döneminde cerrahi girişim uygulanan çocuklar ve sık cerrahi girişim geçirmiş olan diğer çocuklar bulunur. 1997'de küçük bir acil işlem uygulanan iki yaşındaki bir çocuk, diğer iki ciddi lateks anafilaksisi ardından gelişen latekse bağlı anafilaktik şok sonucu öldü.

GENEL BAKIŞ

Yaşamsal tehlike açısından risk içeren hastanelerde NRL yaygındır. NRL alerjisi, intraoperatif anafilaktik reaksiyonun en sık görülen ikinci nedenidir. Lateks içermeyen bir ortamın kurulması latekse karşı duyarlılık ve potansiyel anaflaktik reaksiyon gelişme riskinin en aza indirgenmesi için önemli bir stratejidir.

BULGULAR

2002 yılında hastane, lateksten kaçınmaya yönelik bir strateji sürdürdü. Takip eden beş yıl içinde, gerçekleştirilen 25.000'den fazla cerrahi girişim içinde hastalarda veya sağlık çalışanlarında herhangi bir lateks anafilaksisi kaydedilmedi. Lateksin kullanılmadığı bir ortam dönüşümünde karşılaşılan ek maliyetler alerjen testinin ortadan kaldırılması, alerjik olaylar için hastanede kalış süresinin azaltılması ve işçi tazminatının azaması ile dengelenmiştir.

SONUÇ

NRL alerjisi önemli bir sağlık riskidir ve özellikle yeni doğan bebeklerde, çocuklarda, sağlık çalışanlarında ve tüm atopik bireylerde lateks teması azaltılmalıdır. Ameliyathanede ve perioperatif bölgede lateksin tamamen kullanımdan kaldırılması en etkili önlemdir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: K. Blumchen, P. Bayer, D. Buck, T. Michael, R. Cremer, C. Fricke, T. Henne, H. Peters, U. Hofmann, T. Keil, M. Schlaud, U. Wahn & B. Niggemann

ÖN BİLGİ

Spina bifida (SB) bulunan çocuklarda latekse karşı alerji riski vardır. Lateks kullanımından vazgeçilmesinden önce Charite grubunda SB çocuklar diğer çocuklara göre neredeyse iki kat daha fazla atopi ve %50'lik duyarlılık insidansı göstermişlerdi ve bu çocuklarının %33'ünde klinik bir lateks alerjisine bulunuyordu. Lateks kullanılmayan ameliyatlara SB grubundaki çocuklarda 10 yıl önce başlanmış ve bu uygulama bahsedilen grupta duyarlılık ve alerji insidansında azalmaya neden olmuştur.

GENEL BAKIŞ

Doğal Kauçuk Lateks (NRL), hastanelerde hayatı tehdit edici bir risk oluşturan çok yaygın bir üründür. NRL alerjisi, intraoperatif anafilaktik reaksiyonun en sık görülen ikinci nedenidir. Lateks içermeyen ortamların uygulanması, lateks duyarlılığının ve olası anaflaktik reaksiyonun en aza indirgenmesi için yapılan en önemli eylemdir.

BULGULAR

6 ay-12,5 yaş arasındaki 120 SB'li çocuk Eylül 2005-Ekim 2006 arasında değerlendirildi. Bu hastalar, Almanya'da latekssiz profilaksiye (1994) başlanmadan önce doğan ve lateks cerrahisi yapılan 87 SB hastasıyla karşılaştırıldı. SB grubundaki çocukların sadece %5'inde lateks IgE görülürken kontrol grubunda bu oran 10 kat daha fazla, yani %55'dir. Klinik olarak anlamlı lateks alerjisi de sadece %0,83 (1/120) olup, daha düşüktü, kontrol grubunda ise bu oran %37,2 (32/86) idi. Lateks içermeyen bir ortamda ameliyat edilen SB çocuklarında lateks atopisi ve alerjik hastalık prevalansı, 12.403 çocuğun ağırlıklı nüfusu ile kıyaslanabilir.

SONUÇ

Lateks içermeyen bir ortamda NRL duyarlılığı önemli ölçüde azaltılmış olur. Bu, SB'lı çocukların doğrudan doku teması yoluyla duyarlı hale gelmediği primer korunmaya bir örnektir. SB'lı çocuklar için hayatlarının ilk günlerinden itibaren lateks içermeyen bir ortam oluşturmak, hem alerjik duyarlılığı hem de klinik açıdan lateksle ilgili alerjinin oluşumunu önler.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Antonio Nieto, MD, Angel Mazón, MD, Rafael Pamies, MD, Amparo Lanuza, MD, Alberto Muñoz, MD, Francisco Estornell, MD, and Fernando García-Ibarra, MD

ÖN BİLGİ

Spina bifida (SB) bulunan çocuklarda latekse karşı alerji riski vardır. Bu makale, İspanya'daki La Fe hastanesinde lateks kullanımından vazgeçilmesini takip eden 6 yıl içinde, sadece lateks içermeyen eldivenlerle tedavi edilen SB'lı çocuklarda, latekssiz primer korunmanın uygulanmasından önce doğanlardan oluşan bir kontrol grubuna göre lateks duyarlılığının prevalansını gözden geçirmektedir.

GENEL BAKIŞ

Doğal Lateks (NRL) alerjisi hastanelerde çok yaygındır ve hayatı tehdit eden bir risk oluşturmaktadır. NRL alerjisi, intraoperatif anafilaktik reaksiyonun en sık görülen ikinci nedenidir. Lateks içermeyen bir ortam oluşturmak, lateks duyarlılığının ve olası ciddi anafilaktik reaksiyonun oluşumunu en aza indirmek için yapılacak en önemli eylemdir.

BULGULAR

Lateks kullanımından vazgeçilmesinden sonra doğan 22 SB'lı çocuk değerlendirildi ve lateks duyarlılığı/alerjisi için herhangi bir koruyucu önlemin alınmadığı Eylül 1994'den önce doğmuş on beş çocuktan oluşan kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Birinci grupta lateks sensitizasyon insidansı %4,5 oranında (1/22) iken kontrol grubunda bu oran %26,7 (4/15) idi.

SONUÇ

Lateksin tanı ve tedavi işlemlerinde kullanılması belirgin bir risk oluşturmaktadır. Birincil önlem olarak lateks içermeyen eldivenlerin kullanılması ile lateks duyarlılığı olaylarında 6 kat azalma gösterilmiştir. Bu koruyucu önlem, özellikle çok erken yaşta gerçekleştirilmiş olan birden çok ameliyatın yapılmasını gerektiren diğer çocuklara da uygulanmalıdır.

Download Clinical Summary as a PDF

By: A Bueno de Sá, R Faria Camilo Araujo, S Cavalheiro,2 M Carvalho Mallozi, D Solé

ÖN BİLGİ

Lateks alerjisi mesleki alerjilerin sorumlularından biridir. Bu makale, miyelomeningoseli bulunan çocuklar ile ergenlerde lateks duyarlılığı ve risk faktörlerinin prevalansını ele almaktadır.

GENEL BAKIŞ

Myelomeningosel hastalarına çeşitli cerrahi işlemler yapıldığı için, bu hastalar lateks duyarlılığı ve alerjisi geliştirme riski altındadır. Myelomeningoselin kendisi de bir duyarlılık riski olabilir.

BULGULAR

9 ay-14 yaş arasındaki 55 çocuk ve ergen, Ekim 2007-Ekim 2008 arasındaki 6 aylık dönemde değerlendirildi. Sonuçlar, hastaların %45'inde (25/55) latekse karşı reaksiyon bulunduğunu gösterdi; bunların %25'i (14/55) duyarlı hale gelmişti ve %20'si ise (11/55) latekse karşı alerjikti.

SONUÇ

Miyelomeningosel hastalarında lateks duyarlılığı/alerjisi yüksektir. Latekse maruz kalışın kontrol edilmesi, alerjik hastalar için en önemli tavsiyedir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: C. Rendeli, E. Nucera, E. Ausili, F. Tabacco, C. Roncallo, E. Pollastrini, M. Scorzoni, D. Schiavino, M. Caldarelli and D. Pietrini

ÖN BİLGİ

Bu makale, Policlinico Gemelli Spina Bifida Merkezi'nde (Roma) miyelomeningoseli olan çocuklardaki lateks duyarlılığını ve alerjinin prevalansını tartışmaktadır. Bu hastalar, tekrarlanan ameliyatlar, kateterizasyon ve lateks materyali implantasyonu nedeniyle lateksle temas halindedirler.

GENEL BAKIŞ

Myelomeningosel hastalarına çeşitli cerrahi işlemler yapıldığı için, bu hastalar lateks duyarlılığı ve alerjisi geliştirme riski altındadır. SB'lı çocuklarda lateks duyarlılığının prevalansı genel popülasyondaki en yüksek orandadır.

BULGULAR

Ortalama 4,3 cerrahi işlem geçirmiş olan, bir yaş ile 22 yaş arasındaki 60 hasta değerlendirildi. Bunların %50'si (29/60) latekse karşı duyarlılık gösterirken, %15'i (9/60) klinik olarak alerji göstermiştir. Duyarlılaşmış hastalar, lateksle temas halinde anafilaktik reaksiyona girme riski altındadır.

SONUÇ

Lateks içermeyen ameliyathaneler uygulaması ve spina bifida hastalarında lateks olmayan ürünlerin kullanılması, lateks sensitizasyon/alerjisinin en aza indirilmesinde önemlidir. Duyarlılığın yüksek düzeylerde olması nedeniyle, temastan kaçınmak ve potansiyel olarak ciddi olabilecek alerjik olaylardan korunmak için profilaktik önlemler almak önemlidir. Bu önlemler, Policlinico Gemelli Spina Bifida Merkezi'nde uygulamaya sokulmuştur.

Download Clinical Summary as a PDF

By: V.L. Phillips, Dphil, Martha A. Goodrich, MD, MPH, and Timothy J. Sullivan, MD

ÖN BİLGİ

Mesleki doğal kauçuk lateks alerjisinin prevelansı %8 ile %17 arasındadır. Pek çok sağlık kuruluşu, dönüşümle ilgili maliyetler nedeniyle lateks dışı bir dönüşüm ortamına geçmekte tereddüt etmiştir.

GENEL BAKIŞ

Georgia'daki 3 sağlık kuruluşu (Üçüncü Düzey Bakım hastanesi, Genel Amaçlı hastane ve Poliklinik), kuruluşların lateks eldivenlerden, lateks bakımından güvenli bir ortama geçişte "başa baş" maliyet için (ne zarar ne de kâr edecek şekilde) tamamen ya da kısmen devre dışı bırakılması gereken çalışan sayıları açısından karşılaştırıldı. Eldiven maliyeti ve kullanımı, tanı masrafları, iş göremezlik maliyetleri ve hariç tutulan masrafların tümü analize dahil edildi.

BULGULAR

Eğer sadece lateksten lateks dışı eldivenlere geçişin maliyeti dikkate alınsaydı, her bir kuruluş için bir maliyet artışı gerçekleşmiş olacaktı. Lateks dışı eldivenlerin maliyeti ve sağlık çalışanlarının kauçuk lateks alerjisi nedeniyle kısmen veya tamamen iş göremez kalma olasılığı/olanağı göz önüne alındığında ise, her bir kuruluşun lateks içermeyen eldivenlere dönüştürülmesi uygun maliyetli olacaktı.

SONUÇ

Steril/steril olmayan eldivenlerin kullanımının en fazla gerçekleştiği Üçüncü Düzey hastanede latekssiz bir eldiven ortamına geçebilmek için "başa baş" bir noktaya ulaşmak için, çalışanların doğal lateks alerjisine sahip olan %1,07'si (5 kişi) tamamen iş göremez kalacaktı veya (daha büyük bir olasılıkla) %1,88'i (9 kişi) kısmen iş göremez hale gelecekti. Bu çalışma, ilgili tüm faktörlerle birlikte, 3 kuruluşun tamamının, lateks olmayan eldiven kullanarak lateks için güvenli bir ortama dönüştürülmesinin maliyet açısından yararlı olduğunu göstermiştir.

By: Mathilde de Queiroz MD, Sylvie Combet MD, Jerome Berard MD PhD, Agnes Pouyau MD, Helene Genest RN, Pierre Mouriquand MD PhD and Dominique Chassard MD PhD

ÖN BİLGİ

Doğal kauçuk lateksi (NRL) alerjisinin ve çocuklardaki akut hipersensitivitenin prevalansı nüfusa ve tespit yöntemine bağlı olarak değişir. NRL alerji risk profili yüksek olan çocuklar arasında spina bifida olanlar, yenidoğan döneminde cerrahi girişim uygulanan çocuklar ve sık cerrahi girişim geçirmiş olan diğer çocuklar bulunur. 1997'de küçük bir acil işlem uygulanan iki yaşındaki bir çocuk, diğer iki ciddi lateks anafilaksisi ardından gelişen latekse bağlı anafilaktik şok sonucu öldü.

GENEL BAKIŞ

Yaşamsal tehlike açısından risk içeren hastanelerde NRL yaygındır. NRL alerjisi, intraoperatif anafilaktik reaksiyonun en sık görülen ikinci nedenidir. Lateks içermeyen bir ortamın kurulması latekse karşı duyarlılık ve potansiyel anaflaktik reaksiyon gelişme riskinin en aza indirgenmesi için önemli bir stratejidir.

BULGULAR

2002 yılında hastane, lateksten kaçınmaya yönelik bir strateji sürdürdü. Takip eden beş yıl içinde, gerçekleştirilen 25.000'den fazla cerrahi girişim içinde hastalarda veya sağlık çalışanlarında herhangi bir lateks anafilaksisi kaydedilmedi. Lateksin kullanılmadığı bir ortam dönüşümünde karşılaşılan ek maliyetler alerjen testinin ortadan kaldırılması, alerjik olaylar için hastanede kalış süresinin azaltılması ve işçi tazminatının azaması ile dengelenmiştir.

SONUÇ

NRL alerjisi önemli bir sağlık riskidir ve özellikle yeni doğan bebeklerde, çocuklarda, sağlık çalışanlarında ve tüm atopik bireylerde lateks teması azaltılmalıdır. Ameliyathanede ve perioperatif bölgede lateksin tamamen kullanımdan kaldırılması en etkili önlemdir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Robert H. Brown, M.D., M.P.H.; Mary A. McAllister, M.A.; Ann-Michele Gundlach, Ed. D.; Robert G. Hamilton, Ph.D.

ÖN BİLGİ

Johns Hopkins Tıp Kurumları, Lateks İçermeme görev ekibi oluşturarak 1997 yılında lateks içermeyen bir ortama dönüşüme başladı. Uzun yıllar sonra ve tüm değişkenlere bakarak, Mayıs 2007'de iki farklı eldiven üreticisi ve 5 farklı lateks içermeyen eldiven için lateks içermeyen dönüşüme başladılar.

GENEL BAKIŞ

Makale, John Hopkins'in lateks içermeyen bir ortama dönüşüme başlamanın yolculuğunu anlatmaktadır. Bu yalnızca bir ürün (Eldiven) değişikliği değildi, liderlik desteğini, devam eden eğitimi, personelin katılımını ve hizmet içi eğitimi de kapsamaktaydı.

BULGULAR

Johns Hopkins, kurumlarını tümüyle Lateks İçermeyen Steril Eldivenlere dönüştürmenin yeni alternatif yollarını araştırmıştır. Tek üretici tedarikçi fırsatlarını araştırdılar, süreç boyunca organizasyonel destek aldılar ve cerrahi şeflerinden destek aldılar. Teklif taleplerini 4 eldiven üreticisine gönderdiler ve sonunda değerlendirmek için en düşük iki teklif vereni seçtiler. Değerlendirme üzerine her iki şirketin de kullanılmasına karar verildi.

SONUÇ

İki eldiven üreticisinin değerlendirilmesini takiben, 412 sağlık çalışanı 608 değerlendirme formunu doldurdu. Lateks içermeyen steril eldivenlerin kabul görme oranı oldukça yüksek idi. Sadece bir üretici seçilmiş olsaydı, çalışanların %25'i seçilen üreticiden memnun kalmayacaktı. Johns Hopkins liderlik desteği, devam eden eğitim, gözetim ve latekssiz bir ortama yönelik sistematik bir yaklaşımla daha iyi bir kültürel değişim yaratmayı başardı.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Lauren Y. Cao, BS: James S. Taylor, MD; Apra Sood, MD; Debora Murray, LPA; Paul D. Siegel, PhD

ÖN BİLGİ

Kontakt dermatitin en büyük nedenlerinden biri lastik eldivenlerle bağlantılıdır. Bu durum en yaygın olarak özellikle sağlık çalışanları arasında görülür.

GENEL BAKIŞ

Bu çalışmada, alerjik kontakt dermatitin (AKD) sadece lastik eldivenlerle değil, lateks olmayan ürünlerle de ortaya çıkabileceği araştırılmıştır. Kontakt alerjilerinin çoğu, vulkanizasyon sürecini hızlandırmak için lastikte kullanılan hızlandırıcılarla bağlantılıdır. Bulgular

BULGULAR

1/5/07 ile 31/5/09 tarihleri arasında 626 hastada tetkik yapılmıştır. 626 hastanın 23'ünde lastik eldivenlerde bulunan bir veya daha fazla kimyasala bağlı olarak dermatit pozitif çıkmıştır. Eldivende bulunan birçok farklı hızlandırıcı kimyasal madde hastalardaki AKD'e katkıda bulunabilir. 1990'ların ortalarından bu yana duyarlılığa en fazla katkıda bulunan Thiuramlar düşüş eğilimi gösterirken, karba karışımı ZDEC, ZBDC ve DPG artmış gibi görünmektedir. Üreticiler, bazı hızlandırıcı kimyasalları azaltmak veya ortadan kaldırmak için alternatif yollar aradıklarından, başka hızlandırıcılar kullanıma girmiştir.

SONUÇ

Eldiven kullanımına bağlı kimyasal kaynaklı AKD'i tedavi etmenin tek yolu, hastanın tetkiklerinde pozitif çıkan alerjenleri içermeyen eldivenleri kullanmaktır ve/veya eldiven giymeyi bırakmaktır. Yama testi, bir hastanın maruz kaldığı ve tepki gösterdiği tüm kimyasalları ortaya çıkarmanın en iyi yolu gibi görünmektedir. Kauçuk eldivene karşı ACD ve duyarlılık nedeniyle sağlık alanında thiuramlardan karba karışımına geçiş oldukça en sık olmaktadır.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Ann Ponten, Nils Hamnerius, Magnus Bruze, Christer Hansson, Christina Persson, Cecilia Svedman, Kirsten Thorneby Andersson, and Ola Bergendorff

ÖN BİLGİ

Yakın zamanlarda, ameliyathane personelinde, yani cerrahlarda ve ameliyathane hemşirelerinde, mesleki kontakt el dermatitine ilişkin bir artış görülmüştür. Cerrahi eldivenlerde bulunan kauçuk katkı maddelerinin kimyasal yapısının potansiyel olarak bir gösterge olabileceği düşünülmektedir.

GENEL BAKIŞ

Bu çalışmanın amacı, eldiven nedeniyle mesleki kontakt dermatit tanısı konan hastaları değerlendirmektir. Bu çalışmanın ikinci kısmı, bu kişilerin giydikleri eldivenleri, standart bir seri eldiveni ve lastik bir eldiven serisini birlikte değerlendirmekti. Bir yama test yöntemi kullanıldı. Eldivenlerin iç ve dış yüzleri de analiz edildi.

BULGULAR

8 hastanın 7'si setilpiridinyum klorüre karşı reaksiyon gösterdi. 16 hastanın 8'i tiuram karışımına karşı alerjik bir reaksiyon gösterdi. 16 hastanın 8'i tiuram karışımına karşı alerjik bir reaksiyon gösterdi. Setilpiridinyum ve DPG, eldivenin hem içi hem de dış yüzünde bulundu, ancak eldivenin içinde daha yoğun bir konsantrasyondaydı. Çoğu hasta mesleklerinde onlarca yıldır çalışmakta olup, sadece son birkaç ayda el dermatiti bildirmekteydi.

SONUÇ

Bu çalışmanın sonucuna göre lateks alerjilerinden dolayı eldiven malzemesinin lateks içermeyen eldivenlere değiştirilmesi ne yazık ki eldivenlerde bulunan kauçuk hızlandırıcılara karşı olan duyarlılık riskini azaltmamıştır. Kauçuk hızlandırıcı olan DPG ile lubrikant olan setilpiridinyum klorür, mesleki kontakt dermatit için potansiyel bir nedene karşı pozitif bir reaksiyon olarak bulundu.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Johannes Geier, Holger Lessman, Vera Mahler, Ute Pohrt, Wolfgang Uter, and Axel Schnuch

ÖN BİLGİ

Hızlandırıcılar kontakt dermatite neden olan kauçuk eldivenlere bağlı alerjilerden sorumlu tutulmaktadır. Tanımlanan tüm alerjenler arasından en sık görülen tiuramlar iken, bunları ditiyokarbamatlar takip etmektedir.

GENEL BAKIŞ

Bu çalışma, 2002-2010 yılları arasında Dermatoloji Departmanlarının Bilgi Ağı (Network of Departments of Dermatology/IVDK) verilerini incelemiştir. Yazarlar, lastik eldivenler vasıtasıyla alerjik kontak dermatit geçiren hastalarda ortak bir yan bulunup bulunmadığını görmek için araştırma yapmışlardır.

BULGULAR

72002-2010 yılları arasında; 93.615 hastaya tetkik yapılmıştır. 14.148 hastaya (%15,1) mesleki dermatit teşhisi konmuştur. 14.148 hastanın 3.448'ine (%24,4) bir eldiven alerjisine sahip olup olmadıklarını görmek için ek testler yapılmıştır. 3.448 hastaya, eldivenin elastikiyetini artırmak için eldiven üretiminde kullanılan tipik alerjenlere ait yama testleri yapılmıştır. Bunlar Thiuram karışımı (%1), ZDEC (%1); MBT (%2) ve merkapto karışımı (%1) idi. En sık rastlanan alerjen %13,0 ile Tiuram idi.

SONUÇ

Eldiven imalatçılarının kimyasal hızlandırıcıları eldiven ambalajında zorunlu bir şekilde belirtmeleri kuvvetle önerilir. Son 17 yılda kauçuk eldivenlerde bulunan hızlandırıcılara karşı kontakt alerjisi hala yaygın olup bu durum sürmektedir. Ayrıca thiuram içermeyen eldivenlerin piyasalara sunulması ile daha fazla thiuram duyarlılığının önlenmesi önerilmiştir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Margo J. Bendewald, Sara A. Farmer, and Mark D.P. Davis

ÖN BİLGİ

Kauçukta bulunan kimyasallar nedeniyle alerjik kontakt dermatitte sürekli bir artış olmaktadır. Sentetik kauçuklar (lateks dışı), lateks duyarlılık alerjileri nedeniyle tıbbi ve ev ürünlerinde giderek yaygınlaşmaktadır. Kauçuk alerjenler artık alerjik kontakt dermatite önemli bir rol oynamaktadır.

GENEL BAKIŞ

Yazarlar 1 Ocak 2000'den 31 Aralık 2007'ye kadar hastalar üzerinde bir yama testi çalışması yapmıştır. Hastalara, standart bir alerjen serisi ve özel bir kauçuk alerjen serisi ile yama testi uygulanmıştır. Tüm hastalarda önceden alerjik kontakt dermatit şüphesi mevcuttu ve yama testi için Mayo Kliniğine sevk edilmişlerdi. Çalışmanın amacı, toplam alerjik yama testi kauçuk reaksiyon oranını ortaya çıkarmak için standart alerjen ve özel kauçuk alerjen serisinden elde edilen sonuçların bildirilmesiydi.

BULGULAR

Alerjik kontakt dermatitin en sık görüldüğü yer el (%49,7) ve dermatitli hastalarda en sık görülen meslek, sağlık çalışanı olmak (%16,3) idi. Hastalar 27 alerjenden oluşan bir kauçuk alerjen serisi ve 6 kauçuk alerjeni içeren standart bir seri ile test edilmişti. 773 hastadan 739'u hem standart hem de kauçuk alerjenlerle test edildi. 245 hasta (%31,7) en az bir lastik alerjene karşı pozitif bir reaksiyon gösterdi. Kauçuk serisinde, %1'lik 4,4-dithiodimorpholine, en fazla pozitif reaksiyon sayısını (% 9.8) vermiştir. Alerjik reaksiyonların ikinci en yüksek seviyesi, %7,6'lık oranla thiuram karışımı idi.

SONUÇ

Bu çalışmada özel bir kauçuk alerjen serisi kullanıldığında, kauçuk alerjisi teşhisinde yama testi pozitif çıkan hasta sayısı iki katına çıkmıştır. Hastaları kontakt dermatit alerjik kauçuk alerjileri için test ederken kauçuk alerjenlerinin özel serilerini de teste dahil etmeye özen gösterilmelidir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: Marie Baeck, Benedicte Cawet, Dominique Tennstedt and An Goossens

ÖN BİLGİ

Lateks cerrahi eldivenleri ortadan kaldırılarak yerine lateks olmayan eldivenler getirildi (Esteem micro, Medline international). Bu değişim uygulandığından beri hastanede, cerrahların, ameliyathane hemşirelerinin ve anestezistlerin yaşadığı kontak alerji olaylarında bir artış olmuştur. Bu sağlık çalışanlarının çoğunda onlarca yıldır çalışmaya rağmen geçmişte el dermatiti öyküsü bulunmamaktaydı.

GENEL BAKIŞ

Bu makale, lateks eldivenlerin yerine lateks içermeyen eldivenler kullanılmaya başlandıktan sonra Cliniques Universitaires Saint-Luc ve University Hospital KU Leuven (Belçika)'da görülen kontakt alerjilerindeki artışı tartışmaktadır. Hem lateks hem de lateks içermeyen eldivenler kauçuk katkı maddeleri içerirler.

BULGULAR

İki hastaneden 8 ameliyathane çalışanı, lateks içermeyen eldivenlerin (Esteem Micro) kullanımı ile ilgili olarak Aralık 2010 ile Ekim 2011 arasında el egzaması geçirmiştir. Yama testlerinde eldivenlere karşı pozitif reaksiyon gösterilmişti. 1.3-Difenilguanidin (DPG) sık rastlanılan bir duyarlaştırıcı olarak düşünülmemesine karşın, bu örneklerde lateks içermeyen eldivenlerin kullanılması nedeniyle geçen yıl bu kimyasala hastaların %62,5'i (5/8) reaksiyon vermiştir. Lateks içermeyen eldiven alerjisinin artmasına olası bir açıklama olarak, kauçuk katkılarına duyarlılık riskini artıran ve kendisi de tahriş edici bir madde olan setilpiridinyum klorürün kullanılması veya yüksek yoğunlukta kimyasal hızlandırıcı kullanımı ileri sürülebilir.

SONUÇ

Lateksten lateks dışı eldivenlere (Esteem micro) geçiş sonrası kontakt alerjilerin düzeyinde bir artış görülmektedir. DPG, vakaların çoğunda rol oynamış ve bu da, 1,3 difenilguanidin'e bağlı olarak 1.3 Difenilguanidin Eldiven Alerjisibib neden olduğu kontakt alerjilerin arttığını gösteren yakın tarihli diğer bir çalışmayla aynı zamana denk gelmiştir.

Download Clinical Summary as a PDF

By: G. Piskin, M. M. Meijs, R. van der Ham and J. D. Bos

ÖN BİLGİ

Kauçuk eldiven imalatında kimyasal maddeler kullanılır ve bunlar ve mesleki olan ya da olmayan el dermatitlerinin gelişmesine neden olabilirler.

GENEL BAKIŞ

Yakın zamanlarda, Amsterdam Üniversitesi, Akademik Tıp Merkezine (Hollanda) mesleki el dermatiti nedeniyle refere edilen ameliyathane çalışanı sayısında belirgin bir artış oldu.

BULGULAR

2005 Nisan ve Haziran ayları arasında beş ameliyathane çalışanı, dermatoloji bölümüne yönlendirilmişti. Bunların %80'i (4/5), 1,3-Difenilguanidin'e (DPG) karşı pozitif bir reaksiyon göstermiş olup, bu kauçuk kimyasallarla ilgili alerjik kontakt dermatitin en sık nedeni idi. Bu kimyasal genelde lastik eldivenlerin üretiminden çok endüstriyel amaçla kullanılmakta olup, daha önceki çalışmalarda gözlemlenen daha düşük duyarlılığı açıklayacaktır. Bununla birlikte, 2001 yılından bu yana, bu hastanede, lateks eldivenleri giderek lateks içermeyen DPG'li eldivenlerle değiştirilmişti ve bu durum bu artışı açıklayabilir.

SONUÇ

1.3-Difenilguanidin (DPG), bu makalede bildirilen kauçuk kimyasallarıyla ilgili alerjik kontakt dermatitin en sık nedeni olmuştur, ancak çalışmadaki örneklem boyutu küçüktür.

Download Clinical Summary as a PDF